Cemaat ile AKP’nin dershane kavgası

dersane

dersaneZaman gazetesi yazarları Hüseyin Gülerce ve İhsan Dağı, hükümetin dershanelerin kapatılmasına yönelik kararına tepki gösterdi. Gülerce, “bu karar vicdanlara sığmaz” derken, Dağı, “insanların işyerlerini nasıl kapatırsınız” diye sordu.

 

AKP’nin dershanelerin kapatılmasına yönelik karara cemaat cephesinden tepki gelmeye devam ediyor. Dershane sektöründe büyük payı olan Gülen cemaatine bağlı Zaman gazetesinden yazarlar, kararı ve AKP’yi sert dille eleştiriyor. Dershane konusunu Zaman’dan Hüseyin Gülerce ve İhsan Dağı, bugünkü köşelerine taşıdı.

 

“AKP’yi anlayamıyorum”

 

Gülerce “Dershaneleri kapatacaklara dost çağrısı…” başlıklı yazısında, dershanelerin kapatılmasıyla birlikte imam-hatip öğrencilerinin üniversitelerde tıp, mühendislik gibi alanlara yerleşmesinin imkansız olduğunu belirtiyor. Gülerce şu ifadeleri kullanıyor:

 

huseyingulerceAKP hükümetinin pek çok kararını anlamaya, izaha çalıştım. Amma şu dershaneler konusundaki ısrarı anlamadım, anlayamıyorum. Böylesine büyük bir yanlışı, haksızlığı nasıl göremez, nasıl anlayamazlar? Darbe dönemlerinde, hışımla bu kurumların üzerine gidilmesini anlıyorum. Ülkeye, eğitime hizmet eden insanların, imam hatip liselerinin önünün kesilmesi için dershanelerin hedef seçildiğini hepimiz biliyoruz. Amma bu hükümet, dershaneler kapatılırsa, imam hatip liselerinin, hem de katsayı adaletsizliğinden daha vahim bir şekilde önünün kesileceğini nasıl göremiyor, anlamıyorum, anlayamıyorum. Dershaneye gitmeyen bir imam hatip öğrencisi için tıp, mühendislik, işletme, ekonomi, hukuk, siyasal tahsili yapmak, özellikle Türkiye’nin en gözde üniversitelerine girmek adeta imkânsız hale gelecek.

 

“Ben de dershanecilik yaptım”

 

“Fiilen de on yıl kardeşimle kendi dershanemizde dershanecilik yaptım. Masanın her tarafında bulundum” diyen Gülerce yazısında şöyle diyor:

 

Dershaneler konusuna, önyargılarla hasmane yaklaşmak ne vicdana sığar, ne sorumluluk duygusuyla bağdaşır. Ben eğitim ve öğretimin çeşitli kademelerinde, hem de ortaokuldan sonra öğretmen olma heyecanı ile yetişmiş biri olarak bulundum.

***

Dershaneler bütün bu açıkları kapatan, aslında öğretimdeki ayıpları örten, aksaklıkları, eşitsizlikleri olabildiğince kısa sürede gideren şu andaki en doğru kurumlardır” diyen Gülerce, Dershanelerin kapatılması büyük bir yanlış olur. Öğretmeni yetiştirin, bütün ülke sathında öğretimde kalite eşitliğini sağlayın, yıllara yayarak isterseniz dershanelere olan ihtiyacı ortadan kaldırarak -ki bu asla mümkün olmaz- hedefinize ulaşmaya çalışın. Değilse, teşebbüs hürriyetine, demokrasiye, kendinize, ülkeye, çocuklarımıza da yazık edeceksiniz…

 

“İnsanların işyerlerini nasıl kapatırsın?”

 

İhsan Dağı ise “Mesele elbette dershaneler değil” başlıklı yazısına ”Devletin eğitim sektöründeki başarısızlığını telafi etmek üzere toplumun ve piyasanın bulduğu çözümü zorla ortadan kaldırmaya çalışan devlete ne denir?” sorusu ile başlıyor. Dağı şu ifadeleri kullanıyor:

 

İhsan-DAĞIDershaneler özellikle orta-altı gelir gruplarının çocuklarının yukarı doğru tırmandıkları birer merdiven. İnsanların elinden böyle bir imkânı zorla almak çok sorumsuzca bir girişim. Üstelik dershaneleri kapatmak da mümkün değil. Nasıl insanların işyerlerini kapatabilirsiniz ki? MEB ismini kullanıyorlarmış. Zorunlu olmaktan çıkarırsınız onlar da kullanmazlar. Dershanecilerin devletten istedikleri sadece ‘gölge etmemeleri’.

 

“Devletin her alanı kapladığı bir süreç”

 

“Dershane kapatma meselesinde beni en çok rahatsız eden o bildik, ceberut, her şeye karışan eski devletin yüzünü görmek” diyen İhsan Dağı yazısını şu ifadelerle sonlandırıyor:

 

Bu proje eğitimi devletleştirme projesi. Tevhid-i Tedrisat yasasından beri de böylesine bir devletleştirme yapılmadı. ‘Artık devlet benim’ deyince böyle oluyor demek ki. Devletin hakim olduğu, her alanı kapladığı bir süreçteyiz; ‘yeni devlet’ diyorlar. Biz biliyoruz ki devlet devlettir, yenisi, bizim olanı, bizim yönettiğimiz fark tmez. Devlet ‘dev’leşiyorsa korkun!

Related posts

Top